alevi islam logo
alevi islam logo
Bayram Ariflerindir

Bayram Ariflerindir

12.06.2024

BAYRAM ARİFLERİNDİR

Farkında Olmalı İnsan…
Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.
Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen…
Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını
Fark Etmeli.
Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını
Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını
Fark Etmeli.
Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu
Fark Etmeli.
Henüz Bebekken ‘Dünya Benim!’ Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı
Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların ‘Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum
İşte!’ Dercesine Apaçık Kaldığını
Fark Etmeli.
Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli.
Baskın Yeteneğini
Fark Etmeli Sonra.
Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini,
Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini
Fark Etmeli İnsan.
Ve Ölmeden Evvel Ölebilmeli.
Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte
Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini
Fark Etmeli.
Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu
Fark Etmeli.
Ve Ona Göre Yaşamalı.
Gülün Hemen Dibindeki Dikeni, Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü
Fark Etmeli.

Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde
Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını
Fark Etmeli.
Eşine ‘Seni Çok Seviyorum!’ Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü
Fark Etmeli.
Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini,

Ama Arka Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu
Fark Etmeli.
Zenginliğin Ve Bereketin, Sofradayken Önünde Biriken Ekmek
Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini
Fark Etmeli.
FARK ETMELİ.
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür. 
(CAN YÜCEL)

Temmuz ayıydı…

Yaşımız küçük olmasına rağmen biz çocuklar akranlarımızla birlikte öküzleri otlatıyorduk.

O gün arifeydi. Babam şehre gitmişti. Akşamı sabırsızlıkla bekliyorduk. Eve gelince hediyemizi gördük; bir çift iskarpindi. İskarpinlerimi (ayaklarımı sıkmasına rağmen) öptüğümü, başucuma koyup uyuduğumu ve hayatımda ilk kez iskarpin giyeceğimden ötürü o sevincimi kelimelerle anlatamam.

Anam bayram için sütlaç ve lahana sarması yapıyordu. Bayramda bunları yiyecektik.
Sabah bir türlü olmuyordu.

Sabah, yüzümü bile yıkamadan anamın yanına koştum, mis gibi kokular geliyordu mutfaktan. Anamdan biraz sarma birazda sütlaç istediysem de alamadım;

-Önce Cemimizi yapacağız, yüzünü yıka, çabuk,” dedi.

Ve köylülerimizle birlikte bayram (kurban bayramı) cemimizi yaptık. Bütün köylü birbirleriyle sarılıp bayramlarını kutladılar.

Bunlar bayram sabahı erkenden oluyordu.

Bayram yapıyorduk.

Bayram, iskarpinleri alıp da çocuk ruhumla duyduğum o tarifsiz sevginin adıydı.

Bayram, anamın büyük bir sevgiyle emek verip pişirdiği sütlaç ve sarmadaki lezzetin adıydı.

Bayram, bütün köy halkı bir araya gelip, birbirinden razı olup aşk ve hoşnutluk içinde cem olmanın adıydı.

Bayram, o çocuk yüreklerimizle ellerimizdeki torbalarımızla ev - ev dolanıp topladığımız kuru yemişlerdeki sevincin adıydı.

Bayram, arife günü geçmişlerimizi mezarlıklarda ziyaret edip; lokma, helva, kete dağıtılıp dualar etmenin adıydı.

Bayramlara anlam kazandıran bizlerin eylemleriydi. Bayramlara özel anlamlar yüklenip özel yapılıyordu.

Bayram gelince; şekeri şekerciden, tatlıyı tatlıcıdan al ve gelenlere ikram et. Emek yok, sevgi yok, anlam yok, heyecan ve coşku yok, nasıl bayram olacak?
O zaman sormak lazım; -Öyleyse bayramları kimler yapar?”  

Bayramdan bir gün öncesinin adı; Arife’dir.

Yani arifler ve arifeler bayram yaparlar.

Arifler, cümle âlemle dostturlar, dostlukta bayram vardır.

Cahilin bayramı olur mu?

“Cahil insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir,” der Aristo.

Bayram dostlarla olur. Dostu olmayanlar kimlerle bayram yapacak.

Bayram ariflerindir. Ya “abid” olup cümle âleme savaş açıp vahşileşeceksin veya arif olup her gününü bayram edeceksin.

İşte ben çocukluğumda yaşadığım o bayramları özlüyorum. O günlerin bayramını arıyorum.

Her gününüz bayram tadında olması dileklerimle..

Kurban bayramınız kutlu olsun.

 

 

 

HAFTALIK CEM SOHBETLERİ

Muharrem Sohbetleri 9. Gün (HZ. HÜSEYİN’İN SÖYLEVİ)

Muharrem Sohbetleri 9. Gün (HZ. HÜSEYİN’İN SÖYLEVİ)

HAZRETİ HÜSEYİN’İN SÖYLEVİ Ben Hüseyin… Ali’nin oğlu Hüseyin! Evet ben; Şah – ı Merdan, Haydar – ı K ...

Devam
Muharrem Sohbetleri 7. Gün (ŞEHÂDETİN MESAJLARI )

Muharrem Sohbetleri 7. Gün (ŞEHÂDETİN MESAJLARI )

Kâinatta varlığını sürdüren her şeyin bir aslı bir de bir zıddı vardır. İyilik – kötülük… Çirkinlik ...

Devam
Muharrem Sohbetleri 6. Gün (Ahh Kerbela)

Muharrem Sohbetleri 6. Gün (Ahh Kerbela)

Düştü Hüseyin sahray-ı Kerbela’ya Cibril git haber ver sultan-ı enbiyaya. (Kazım Paşa) Ahh Kerbela… ...

Devam
Muharrem Sohbetleri 5. Gün (KERBELA VE ÖNCESİ 2)

Muharrem Sohbetleri 5. Gün (KERBELA VE ÖNCESİ 2)

Hüseyin Ölümü seçerken de kolayını seçmedi. O'nun ölümü kurbanlık bir koyunun teslimiyeti içinde olm ...

Devam
Muharrem Sohbetleri 4. Gün (KERBELA VE ÖNCESİ)

Muharrem Sohbetleri 4. Gün (KERBELA VE ÖNCESİ)

4.GÜN KERBELA VE ÖNCESİ KERBELA, bu destanın yazıldığı çölün adıdır. HUSEYİN, bu destanı asil kanıyl ...

Devam
Muharrem Sohbetleri 3. Gün (Matem tutmak)

Muharrem Sohbetleri 3. Gün (Matem tutmak)

3.GÜN MATEM TUTMAK Atlarının üzerinde dimdik, ellerinde mızrak ve kalkanlarıyla vakur bir havayla Şa ...

Devam
""
Top